Saturday, September 25, 2010

UYKU[suz], 04 ekim pazartesi basliyor:

Dr. MARIA HELLSTROM REIMER
MAPPING the known or exploring the knowable?
reflections on art-based forms of spatial investigations

monday, 04.10.2010
18:30
ITU TASKISLA

1 comment:

Burcu Yigit Turan said...

Dr. Maria Hellström-Reimer konuşmasında bilinen, bilinebilen ve bilinmeyeni rasyonel bilim ve subjektif sanat gerilimi üzerinden yorumladı. Hellström-Reimer'e göre bilim, endüstrileşme ve küresel kapitalizmin etkisinde yalnızca belli soruları soruyor ve belli cevapları gün ışığına çıkarıyor. Güncel sanat, ideal güzellik ve estetik kaygılarının ötesinde kendisine gerçekliklerle uğraşan bir posizyon aramakta: muhalif sorular ve bilinmeyenler için 'çirkin'i, 'sıradan'ı, 'gündelik olan'ı anlamaya, yorumlamaya ve temsil etmeye çalışıyor. Sanat bilginin odağını belirlerken düşünsel paradigma olarak paralel olarak varlıklarını sürdüren fenomenoloji ve yapısalcılık üzerinde geziniyor. Fenomenoloji ve yapısalcılık arasındaki savaş Hellström-Reimer'e göre sanatın güncel pozisyonunun belirlenişinde olanaklarla dolu önemli bir ortam. Post-yapısalcı eğilimlerde bu ortamdan türüyor. Fenomenoloji aklın ve bedenin gerçek dünyadaki varlığını sorgularken, yapısalcılık genel semantik yapıları ve subjeler için ortak olan üst yapıları tartışıyor; ve bu ikisi arasındaki gerilimden subjektif ve subjektiviteler arası alış veriş ortaya çıkıyor. Bu bağlamda sanat, küreselleşme, koloniyalizm, cinsiyet gibi konuları aydınlatacak farklı subje durumlarını, bunların birbirleriyle ilişkilenme biçimlerini, ortaya çıkma koşullarını anlamaya ve temsil etmeye çalışıyor. Bütün bu temsiller aslında bir metni ('text'i) meydana getiriyor; ve bu metinde soruları üretiyor. Sanat ve felsefe soru sorma pratiğiyle bilgi kuramını sorguluyor; soruları tekrar odaklıyor; bu yolla sanatsal pratikler bilimsel araştırmaya dönüşüyor. Öylesi bir bilimsel araştırmaki hegemonya tarafından gizlenen bilinebilecekleri ortaya çıkarabilecek ve bilimi demokratikleştirebilecek…