Wednesday, March 24, 2010

6 KADIN, 13 KADINI ANLATTI....

23 mart 2010da, aslı şener içinsel, burcu serdar köknar, candan çınar, didem ateş mendi, hayriye sözen, tomris akın'dan oluşan çalışma grubu,  08-13 Şubat 2010 tarihlerinde Y.T.Ü. Mimarlık Fakültesi'nde KAYITDIŞI etkinliklerindeki gerçekleştirdikleri 'atölye: ev işleri'ni aktardılar.

Metropol İstanbul'da, kadının yansıdığı mekan olarak konutu ele alan grup, 2 aylik ön araştırmaya dayanan çalışma çerçevesinde seçilen 13 kadınla, yarı-yapılandırılmış söyleşilerle KADINın kendi mekanını okumasını deşifre etmeyi hedeflemekte...

1970'lerde post-yapısalcı dönem araştırmacılarından Michel de Foucault ve Michel de Certeau'un da
vurguladığı gibi grup öncelikle KADINa ait olan marjinal mekanlara (hamam, genelev, yurt, kadınlar koğuşu, sığınma evi, vb) odaklanmayı düşünmüş. Ama KONUT, kadının cinsiyet olarak tek başına belirlediği alan olarak çalışmada odak noktası konumuna gelmiş.
Kadının bireyselleşebiliği alan olarak konut, aynı zamanda en kolay ulaşılabilen mekan.

KADINın, kamusal mekanla/kamusal alanla ilişkisi dolaylı. Aslında belirlediği alan olarak KONUT daha ön plana çıkmakta: burası, bireyselleşebildiği, ilişki kurabildiği; aynı zamanda, nesne, mekan üzerinden bazen kent ile bile ilişki kurabildiği bir mekan... Ancak, 'tek' veya 'paylaştığı' kişi üzerinden, mekanı kullanmada farklılaşma olduğunun altını çizmek gerekli...

Ön çalışmada, 2008 nüfus bilgilerinin derlenmesi, KONDAnın araştırmasının verileri, sosyal bilimlerin farklı  dallarından uzmanlarla görüşmelerin ışığında derlenen bilgiler, atölyede ele alınacak  13 KADINın  (ve EVİnin) belirlenmesinde, söyleşinin çerçevesinin çizilmesinde belirleyici oldular. Söyleşilerde, 13 KADIN'a,  'mahremiyet/aidiyet/iktidar/huzur/önem/ideal/lezzet/hatıra/zaman/güven/büyüklük/sıcaklık/dayanıklılık/değişkenlik/teknoloji/ulaşım/manzara/farklılık/konfor/temzilik/güzellik'' ve benzeri kavramlar üzerinden evleri ile ilgili gözlemleri soruldu. KADINın, eylem ve davranışlarının odağı KONUTu üzerindeki yorumu deşifre edildi...


 
.

No comments: